|
Mira ve Norrda, iki ayrı grup ki Miray Kurtuluş ve Selen Hünerli’nin yolu her ikisinden de geçiyor ve katılımları ile gruplar birer de albüm yayınlıyorlar zamanında. Şimdi Nada olarak yoluna devam eden bu ikili müzik dünyasına ‘’Oda’’ isimli şahane bir albüm hediye ediyor. Sinema okuyan ama akılları fikirleri müzik olan bu iki genç kadın elektronik altyapı üzerine gitardan yaylılara uzanan bir yolculuğun içine çekiyorlar bizi ve çok sık karşılaşmadığımız - en azından albümler üzerinde çok sık rast gelmediğimiz - bir odanın içinde buluyoruz kendimizi. Nada çeşitli dillerde içsel ses, evrenin sesi, umut, hiçlik anlamına geliyor ki grubun şarkılarında bu duyguların hepsine rastlıyoruz zaten. Daha önce toplama albümlerde de karşımıza çıkan Nada bu albümden ayrıca ‘’Alis’’i de kliplendiriyor. CD’nin kartonet tasarımı da çok ilginç ve bir o kadar başarılı, her şarkı için ayrı ayrı tasarlanmış kartlardan bütünleniyor çalışma. Sıkı durun, önümüzdeki günlerde çok sık karşılaşacağız onlarla.
***
2003 yılında yayınladığı ilk albümünün ardından bir hayli zaman geçtikten sonra ikinci albümü ile karşımıza çıkan Serap Tamay bu yeni çalışmasına ‘’Ben Sana Yarim Dedim’’ ismini vermiş. İlk albümünün adı da ‘’Canım Terkeyledi Beni’’ olan Tamay’ın buradan bile anlaşıldığı üzere çizgisi türküler, türkülerimiz. Müzik öğretmenliği de yapan Tamay’ın Ada Müzik etiketi ile yayınladığı bu ikinci albümünün müzik direktörlüğünü ve düzenlemelerini İsmet Tezcan yapmış. Bir Neşet Ertaş klasiği olan ‘’Zülüf’’ ile bir Orta Anadolu türküsü olan ‘’Arpa Buğday Daneler’’ dışında yer alan tüm türkülerin de imzası Tezcan. Özellikle Türk Halk Müziği adına özgün bestelere ihtiyacımız var zira sıkıldık aynı türkülerin yeniden yeniden yorumlanmasından. Albüm bu anlamda bir boşluğu doldurur mu bunu kuşkusuz zaman gösterecek fakat bildiğim Ada Müzik’in yayınladığı her albümün mutlaka bir arşiv değeri var, o anlamda elbette saklanacak.
***
Yine aynı firmanın etiketi ile ulaşan bir başka albümün ismi: ‘’Colors’’. Ne mutlu ki ‘’Overseas’’ isimli Mart ayında yayınladığı albümünün etkisi üzerimizden daha geçmeden yeni bir Baki Duyarlar albümü ile daha karşı karşıyayız. Tenor saksafonda ‘’Overseas’’ın kadrosunda da yer alan Stanislav Mitroviç’in yanında bu kez bas gitarda Eric Calmes ve davulda Enrique Firpi ile karşılaşıyoruz. Yani Sırbistan, Curaçao, Uruguay ve Türkiye’den yani asıl kökleri farklı ülkelerden olan bu isimlerin yolu Hollanda’da kesişmiş. Şansın ve sevginin yan yana gelmesi ile bu projenin hayata geçtiğini söyleyen Duyarlar’ın bu albümünde sekiz şarkı yer alıyor. Toplamında bir bütünden bir araya gelen farklı bestelerden oluşan bir çalışma bekliyor bizi. 48 dakika süren albümün tarzının en iyi örneklerinden biri olduğu kesin ki yayınlanır yayınlanmaz listelerde üst sıraya çıkmayı da başarmış. Bugüne kadar birçok önemli müzisyenle birçok ortak projede yer alan Duyarlar’ın bu ekiple en yakın süre içinde bir İstanbul konserinde daha karşımıza çıkmasını diliyoruz.
***
Ferhat Göçer’in yeni albümü ‘’Seni Sevmeye Aşığım’’ Emre Müzik etiketi ile geçtiğimiz hafta içinde yayınlandı. Göçer’in öncesi verdiği konserlerde olsun ilk albümü yayınlandığı günden bugüne bir şekilde üzerinden popülerliği göçüp gitmedi. Bu popülerliğinin getirisi her yerde olması, albüm üstüne albüm yayınlaması, daha da ötesi bunları birer ikişer şarkılarla yinelemesi bir noktadan sonra yorucu oldu kabul edelim. Ben yeni albümünü heyecanla bekleyenlerden değildim ama bu albümüne bir kulak verme sebebine de sahiptim. Bu çalışmasında Ümit Sayın’ın bir şarkısının dışında söz ve besteler tamamen amatör müzisyenlerin imzasını taşımakta. besteniyolla.com sitesine başvuran ve bu adres aracılığı ile ulaştırılan dokuz şarkı bu albüme girmeyi başarmış. Doğrusu bu yanı ile ayrı övgü gerektiren bir çalışma. Kendi çevremden de biliyorum ki şans her zaman herkesin yanında olmuyor. Birçok arkadaşımızın birçok güzel çalışması sırf daha önce kendilerine böyle bir şans verilmediği için albümlere giremiyor, dinleyicisine ulaşamıyor. Bakalım ortaya nasıl bir sonuç çıkacak, ne kadar seveceğiz bu şarkıları ve içlerinden kimleri - hangilerini ayıracağız, bir sonraki çalışmaları ile bir daha ne zaman karşılaşacağız.
***
Haftanın Albüm Kapağı: İsa - Aşk Acıya Tapar
Slow müziğe yeni bir anlam kazandırmakmış hedefi ve hiçbir kulağın değmediği şarkıları ile aşk ve ayrılıkların vazgeçilmez yorumcusu olmakmış. Bu büyük bir iddia ve yorumcu İsa, albümün adı ‘’Aşk Acıya Tapar’’ ve bakar mısınız kapağına? Size de çok kasmışlar gibi gelmiyor mu?
***
Yaz aylarında çıkacağı haberini verdi ve hatta tanıtım partisi bile düzenledi ama henüz yeni müzik marketlerde yerini aldı. Ozan Orhon’un yeni albümü ‘’Değişim’’den bahsetmek istiyorum. Ne yazık ki çok fazla bir şey söyleyemeyeceğimi biliyorum üzerine. 90’ları iyi ya da kötü adına bir şekilde olumlu atlatan Orhon ne yazık ki günün popüler müziğine kendisini adapte edemedi, edemiyor da. Bir şekilde burada yalnız da değil aslında, bugün kendisi ile aynı dönemlerde aynı çıkışı yapan birçok ismin klasik bir kaderi oldu bu. Yine de üzerinizde eski günlerin hatırı varsa bir yerinden tutabilirsiniz bu çalışmasını ama ben başaramıyorum. ‘’Saman Alevi’’ni yeniden yorumlamış Orhon ki biz zaten eski halini sevmişiz, bugün yeniden duyduğumuzda dinleyebiliyoruz; bu anlamda bunu çok gerekli bulmadım. Ajda Pekkan hitlerinden ‘’Sana Ne Kime Ne’’ yine bir başka cover olarak sunulmuş ki bunu da daha önce yaptılar, yanlış bir seçim olmuş. Ötesinde beş şarkının sözü ve müziği kendisine ait olurken iki şarkıda Murat Yaprak ve bir şarkıda Bahadır Tatlıöz isimlerine rastlıyoruz. Albüm Armoni Müzik etiketi ile dinleyicisine ulaşıyor.
***
Farklı farklı tarzların albümleri ile günün sendromunu üzerimizden atmaya çalışıyoruz. Ne kadar sizi tatmin eder bilemem ama başta kadrosu olmak üzere repertuarı ve sahibinin 45. sanat yılı olması adına ilgimi çeken bir albüm olmayı başardı ‘’Mahzen’’. Selami Şahin yorumcu kimliğinin yanında söz yazarı ve besteci olarak da bugüne kadar birçok şarkı kazandırdı müzik dünyasına. Bestelerin tamamı Şahin’e ait olan bu kutlama albümde yine öne çıkan şarkılarından bir repertuar hazırlanmış. Örneğin ‘’Islak Mendil’’, ‘’Dostlarım’’, ‘’Gözler Kalbin Aynasıdır’’, ‘’Benin İçin Öldün Artık’’, ‘’Ya Seninle Ya Sensiz’’ gibi şarkılar birçok kişinin bugün hala hafızasında değil midir? İşte bunlar ve diğer şarkılar biri hariç Aykut Gürel tarafından düzenlenmiş ve Can Şengün, Murat Yeter, Cem Tuncer, Ayda Tunç, Fatih Ahıskalı başta olmak üzere önemli enstrüman sanatçılarının katılımları ile tadını da bulmuş. Albümün fotoğraflarını Mehmet Turgut çekmiş. Özetinde 45 yıldır bu piyasanın içinde olmak kolay değil ki yakışır bir çalışma olmuş. Eski şarkılara sahibinin sesinden bu albüm biraz efkar tütmek isteyenlerin tercihi olabilir.
***
Geçtiğimiz günlerde ikinci albümünün önümüzdeki günlerde yayınlanacağını öğrendim kendisinden ki çok sevindim. Uzun zamandır bu yeni albümünü heyecanla bekleyenlerdenim Jülide Özçelik’in. Ama bu albüm öncesi kendisi ile çok enteresan bir projenin içinde karşılaştım. İstanbul 12 Orkestrası ilk albümleri ‘’İlk’’i Kadiköy Müzik etiketi ile yayınladılar. Orkestra 2003 yılında kurulmuş ve bugüne kadar Türkçenin yanı sıra İngilizce, Fransızca, İtalyanca, İspanyolca, Rusça, Arapça ve Balkan dillerinde şarkılar söylemiş. Doğrusu benim böyle bir birliktelikten haberim yoktu. İlk” albümünde Hair müzikalinin unutulmaz final şarkısı “Let the Sunshine in” ile W.A. Mozart’ın Türk Marşı (Rondo Alla Turca) dışında bütün şarkılar orkestra üyelerine ait. Özçelik ile üç şarkının vokalinde karşılaşıyorum ki bir tane şarkının sözü ve müziği kendisine ait. Kendisinin yanında Lizet Rofe, Cenk Rofe, Alpar Lü, Emre Yenson, Soner Şeker, Emre Oktayoğlu, Başak Elkutlu, Nilgün Lü, Şenova Ülker, Volkan Coşar, Halil Yiğit, Güniz Yılmaz, Nihan Şeker, Zümra Oktayoğlu orkestranın kadrosunda. Bir hayli kaliteli, bir hayli keyifli bir albüm olmuş ‘’İlk’’. Şimdiden konserlerini merakla bekliyorum.
***
Haftanın TV Programı: O Ses Türkiye
TV ekranlarında yeni bir yarışma programı başladı ve Acun Ilıcalı’nın yeni projesi olan ‘’O Ses Türkiye’’ Show TV’de izleyicisi ile buluştu. Bu tarz programlara pek inancım olmasa da orada neler oluyor merak ediyorum ve izlemeden kendimi alamıyorum. Bu yarışmanın formatını tam olarak en azından şimdilik anlayamadım. Hülya Avşar, Mustafa Sandal, Hadise ve Murat Boz’dan oluşan jüri yarışmacıları görmeden önce seslerini dinliyor ve hoşlarına giderse düğmelerine basıyorlar. Bir yarışmacıyı bir jüri üyesi beğenmişse sorun yok ama daha fazla beğeni olduğu taktirde kimin takımında yer alacağına yarışmacı karar veriyor. Sonu nereye varacak, o takımlar nasıl yarışacak izleyip göreceğiz ama geçen haftaki bölüm ilginçliklere sahip olmadı değil hani. Yarışmaya başvuran isimlerden iki tanesi ne yazık ki jüriyi etkileyemedi ve elendiler ki orada sempatim eksildi bu ekipten. Bir tanesi 2001 yılında ülkemizi Eurovision’da temsil eden Sedat Yüce diğeri ise sesine hayran kaldığım önemli bir caz yorumcusu Dilek Sert Erdoğan. Kendileri neden bu yarışmaya katılma ihtiyacı duydular, bunu orada anlattılar ama bu iki sesin o diğer seçilen sesler arasında yer almaması talihsiz bir durum olarak yansıdı hakikaten, jüriye inancım varsa da çok azdı ve hepten yok oldu. Netice yeni sesini arayan yarışma çok büyük bir şansı kaçırdı bu iki müzisyeni kadrosuna almamakla.
***
Haftanın Konserleri:
Eski İndigo bildiğiniz üzere artık Old City Comedy Club olarak devam ediyor. Geçen ay mekanın açılış gecesinde sahne alan Groove Band seyircinin ilgisini çekmeyi başardı ve o gece onları dinlemeye doyamadık. Grup geçen hafta yaşanan deprem felaketi nedeni ile sahne alamamıştı ki bu hafta Çarşamba günü saat 23:30’da Van için sahne alacak. Grubun üyelerinden Tuba İmik’e sordum ve o gece oraya gelecekleri nasıl bir performans beklediğini anlatmasını istedim birkaç satırda. ‘’Groove Band performansları, kulaklarımızda uzun zamandır yer etmiş yöresel ezgilerden, dünya müziklerine, geniş bir yelpazeyi içeriyor. Sahnede çok çeşitli perküsyon enstrümanlarına klarnet, akordeon ve trompetin eşlik ettiği grup, aşina olduğumuz pek çok ezgiyi kendi düzenlemeleri ve zengin bir ritmik altyapı ile yeniden yorumluyor. Klarnette Alican Özyılmaz, akordeon ve trompette Mamed Cafarov, perküsyonlarda Ayten Çelik, İbrahim Serhad Sayınay, İsmail Altunbaş, Onur Seçki, Oray Yay, Tuba İmik ekibi oluşturuyor.’’ Farklı bir soluk almak isteyenlere duyurulur.
***
Birsen Tezer için çok fazla söze gerek yok. Son yıllarda sahnesi en çok konuşulan, şarkıları günden güne daha çok çığlık olan müzisyen Kasım ayında Muğla, İzmir, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, İzmit, Eskişehir ve Ankara illerini kapsayan bir de turneye de çıkacak. İstanbul performansları da devam edecek elbette örneğin Perşembe günü Kadiköy / Livane’de sahne alacak kendisi ve ekibi ki Anadolu Yakası’nda uzun bir süredir sahne almıyorlardı. Ayrıca ayın sonlarına doğru sürpriz bir grupla birlikte Live Haymatlos’ta sahne alacak ki hafızalardan kolay silinmeyecek bir konsere tanık olacak gelenler. Bu arada yeni albüm için çalışmalara da başlayan Tezer önümüzdeki günlerde stüdyoya girecek ve çok yakın bir tarihte yeni albümünü bizlerle buluşturacak. Bu bilgileri de basın danışmanı Kadri Karahan’dan aldım :)
***
Pazartesi: Aklan Akdağ / Beyoğlu Hayal Kahvesi, Çarşamba: Cem Adrian / Ghetto, Hediye Güven / Beyoğlu Hayal Kahvesi, Deniz Demiröz / Clinic, Cuma: Atakan Ilgazdağ / Mask, Mirkelam / Beyoğlu Hayal Kahvesi, İstanbul Arabesqe Project / Ghetto, haftanın kaçırılmaması gereken konserleri arasında.
***
Müziğin Sustuğu Yerden Alternatifler:
Blog sayfamda başlayan yolculuk bugün Müzik Gazetesi’nde devam ediyor. Daha öncesi bu köşeyi takip edenler bilirler ki sadece müzikten söz etmiyoruz bu başlık altında. Hayatın diğer güzel lezzetleri de vardır ki edebiyat, sinema, tiyatro, TV dizileri başta hayatın diğer güzel renklerine de kısa bir yolculuk yapıyoruz. Bir hafta kolay geçmiyor :)
***
Haftanın Dizisi: Homeland
Geçen hafta içinde yepyeni bir dizi ile tanıştım. ‘’Homeland’’ gerek konusu gerek oyunculuğu ile bu seneye damgasını vuracak dizilerden biri olacak kesinlikle. 2003 yılından beni kayıp olan bir deniz çavuşunun bir tatbikat sonrası teröristlere ait bir sığınma evinde bulunması ile başlıyor öykü. Çavuş Brody bir yandan halk tarafından kahraman ilan edilirken bir yandan da CIA çalışanı olan Carrie’nin kafasında bir soru işareti oluyor. Yani kafalar bir şekilde karışıyor ve anlatımında güzel bir sürükleyicilikle karşılaşıyorsunuz. İmdb sitesinde 8.7 rayting alan dizinin oyuncu kadrosu da bir hayli başarılı demiştim ki Brody karakterini Damian Lewis oynuyor. En son ‘’Life’’ isimli dizide adıma ne yazık ki beklenen performansı göstermemişti kendisi yine de izlemiş olduğum birçok filminin hatırı vardır üstümde. Carrie’yi canlandıran Claire Danes ise filmde adeta döktürüyor. Küçük yaşlarda tanıştığı oyunculukla bugüne kadar birçok yapımda seyrettiğimiz Danes 15 yılı aşkındır bir dizide rol almamış, açığı fena kapatıyor :)
+ ‘’Covert Affairs’’in ikinci sezonunun 7. Bölümü İstanbul’da çekilmişti. Geçtiğimiz günlerde de ‘’Nikita’’nın ikinci sezonunun 4.bölümü ülkemizde geçiyordu. Van, Eskişehir, Ankara koşturmalı bölüm yine sürükleyiciydi ayrı ama ülkemiz adına birçok detay yanlıştı. Keşke biraz daha dikkat edilseydi, adımıza daha bir memnun kalsaydık.
+ abc’nin bu sezon bir iddia ile yeniden uyarladığı ‘’Charlie’s Angels’’ ne yazık ki beklediği ilgiyi görmedi ve yayından kaldırıldı. Oysa ki kızlarımız da izlenmeyecek gibi değildi hani. Aynı şekilde başlayan ve yayından kaldırılan diğer dizilere neyse ki başlamamışım. ‘’Ringer’’ adına korkuyordum ama sanırım seyircisini buldu. Yine de belli olmaz bu adamların işleri.
+ Ve ‘’Hung’’ geri döndü. İzlediğim ve kahkahalar attığım tek komedi dizisi oydu yakın zamandır. Jigolomuz Ray ve tellalı Tanya müthiş bir ikili. Ama bu dizinin yarattığı diğer kahramanlara haksızlık etmeyelim. Lenore ve Jessica karakterlerine bayılıyorum. Ayrıca dizinin ilk iki sezon DVD’leri neredeyse bir film fiyatına raflarda; arşivim için kaçırmadım ben.
***
Haftanın Filmi: Faces In The Crowd - Katilin Yüzü
Prosopagnosi yani yüz körlüğü hakkında ne biliyorsunuz? Ben hiçbir şey bilmiyordum ve bu film sayesinde öğrendim. Dört hafta önce sinemalarda vizyona giren film senaryosu ile tarzı olan birçok filmden ayrılıyor. Bir cinayete tanık olan Anna katilden kaçarken bir kaza atlatıyor ve kaza sonrası yüzleri birbirine karıştırmaya başlıyor. Katili sırf bu sebeplerden teşhis edememesi bir yana bu olayın bir anda aydınlanması için kendisi ile de mücadele etmeye başlıyor. Bu psikolojik gerilim filmi Anna’nın sendromunu size gayet başarılı bir şekilde yaşatıyor ki konunun içinde kalmak bir yana karakteri adeta yaşayabiliyorsunuz. Milla Jovovich, Julian McMahon, Michael Shanks filmin başrollerinde ama büyük ama aman aman bir oyunculuk beklemeyin. Ayrıca filmde Marianne Faithfull ile karşılaşmak güzel bir sürpriz. İmdb puanı 5.6 olan film konusu ve başarılı çekimleri ile bence biraz daha iyi bir puanı hak ediyor.
***
Haftanın Kitabı: Hüsnü Arkan - Mino’nun Siyah Gülü
Önce bir şarkı düştü kulaklarımıza. ‘’5 Mayıs’’ sözü ile müziği ile kalbime öylesi işledi ki Hüsnü Arkan’ın bu yeni şarkısını son günlerin en güzel şarkısı ilan ettim. Bu yeni şarkı bu kez bir albümde değil Arkan’ın yeni kitabının içinde karşımıza çıktı. Kırmızı Kedi etiketi ile geçtiğimiz günlerde yayınladığı son kitabında Arkan, 1960’lı yıllarda bir Ege kasabasında başlayan yasak bir aşkla 12 Eylül’ün hemen öncesinde gelişip darbenin ardından pek çok kişiyle paylaşılan bir kaderle son bulan kırık bir aşkı anlatıyor. İç içe geçen iki farklı hikaye. Henüz sayfalarının başındayım ama hızla yol almaktayım ve tarihin bu dokusuna karışmaktayım. Hiçbir zaman kolay bir süreçten geçerek gelmedik bugünlere ki öyle de kolay ilerleyemiyoruz önümüzdeki günlere.
***
Geçtiğimiz hafta sizlerle bu sayfalarda ilk buluşmamı gerçekleştirecektim ki yaşanan deprem felaketi sebebi ile biz de herkes gibi büyük bir üzüntü içinde bulduk kendimizi. Biraz sesini kıstık müziğin ve hayatın diğer renklerinin. Kalbimiz o gün bugündür Van için atıyor ki bundan sonrası adına da kuşkusuz atacak, elimizden geleni yapacağız, yapıyor olacağız. Bir daha böyle acılarla karşılaşmamaksa tek dileğimiz. Güzel bir hafta ve güzel bir ay olsun hepimize.
Kadri Karahan
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
www.kadrikarahan.net
|