| ‘’TANI BENİ; ESKİDEN KALMA BİR ANI GİBİ...’’ - BU ŞARKILAR DA OLMASA - 42 | ||||
|
|
Sonra dağıttım gözlerini gözlerime. Öyle bir dengi dengine çarpıştık ki sözüm sözdü; yansa da bel kıvrımlarım etrafında dönmek farzdı, basılsa da üstüme peşinde gölgelenmek hazdı...
Sen… Senelerce beklenmiş gibi, başın içinde el izinden kaçan düşünce gibi, bildiğim ve tattığım o eski koku gibi anladım seni, anladım seni de çıktım gizlendiğim yerden. Sen... En gözü pek kavradığımsın... Sen... En diri ses ile yankılandığımsın... Sesinden sırtıma akan suları çizdim sayfalara... İzinsiz aktım, oturdum satırlarına. Katladım parmaklarını, bir bir okudum kalbinin kalbime yazdıklarını. İçtim kana kana dudaklarımda bıraktıklarını. Bitiştim yanı dibine, iliştim lavlardan ferine, korkmadan dokundum demirlerine; halimden anla diye... bağrında sakla diye... her şeyi kumla, geçmişimi tozla diye... gerisi zaten hikaye! Şimdi ve şimdi merdivenlerimden in. Tutun gövdemde senin için ayrılmış köşelere. Ne kelimeler, ne cümleler, ne pozlar bezendim... Nasıl büründüm ‘senli’liğe’... Nasıl özlemliydim ‘seninle’liğe’... ’nihayet’sin’ işte lakin kifayet bul halime...! Tanı beni; eskiden kalma bir anı gibi... Derle beni topla beni; severek dağıttığın gibi... Sız berime, yığ bana, yerme beni, çoğal bana... Senden gerisi zaten palavra! Seda Özay ÇINAR-06 Ağustos 2010 Bu yazının şarkısı “Kimseye Anlatmadım”…
Dim lights
Embed Embed this video on your site
KİMSEYE ANLATMADIM Sev beni, sar beni Bil beni, al beni Ben bunları kimseye anlatmadım Sor beni, bul beni Sez beni, yaz beni Ben bunları kimseye anlatmadım |
| Son Güncelleme ( Pazar, 22 Ağustos 2010 17:33 ) |


