Hesabınız yok mu?
Uye Girisi
"YOKLUĞUNUN YAN TESİRİ..." - BU ŞARKILAR DA OLMASA - 36
Yazar Seda Özay Çınar    Pazar, 06 Haziran 2010 21:34    PDF Yazdır E-posta

sedasepyaDün gibi;  yine bir gün bitiyor... Akşam çığlıkları kuytuda gizlenmiş, perdeler sıkı sıkıya örtülmüş beton yığınında bir hayat belirtisi yok... Elimde hiçbir şey yok... Umut, anı, ses yok... Ev boş... Saç teli, vücut izi, ten kokusu yok... Titrek vakitler, ezbersiz cümleler, kan-ter tüten başucu sevişmeler yok...  sevgilim etinde mahsur kalmak çok zor,çok...!

Geçiyor zaman, anlar içinde, inliyor ruhum daha iyi anlıyorum ki; sinsi bir gamsızlıktı Leyla ile Mecnun arasındaki o çöl.

O yüzden pervasızdı iki arada değil bir arada kalsınlar diye akmayan o göl...!

 

BU SEVGİNİN ESERİŞimdi; ‘’kan kaybında özlemin...’’ ile yüzümü kulaçlayan, hikâyelerimizi bozan, ayrı ayrı uyutan yalnızlık darlığında nevrim dönmüş, kir, pas içindeyim. Bilsen...’’geçer, gider’’ demesen, uzaklığı diriltmesen, uzanıp düşlerime, yine yan yan baksan gözlerime... Bunun hayalindeyim!

 

Şimdi; ‘’hafıza kaybında özlemin...’’ ile yara bere içinde, biraz fazla şairce halim ile avucumdaki öfkelerimi sıkıyor, kan revana boyanmış deri kalıntılarım ile bir hazin filmi tutmaya uğraşıyorum sanki.

Göz kararı kavgalarda, el kararı sarılmalar, kıvamsız ağlamalar, üstünkörü sarhoşluklar, sehpada iki kadeh beyaz şarap ile davetkâr tokuşmalar hatırlıyorum...

 

Şimdi; ‘’telaffuz kaybında özlemin’’ ile yere basmayan baş dönmeleri, baştan sona baştan çıkmış bedenimle, ılık bir edebiyatın satır aralarına bağırmak geliyor içimden... O denli sineden dert, o denli meçhul alamet, ağrısı sökülmüş bir felaket misal...!

Yatışmaz bir suratsız, giyinmez bir kılıksızım!

 

Sen; karanlığı dele dele, her şeyi bile bile, tenezzül ede ede sevilirsin...

Sana karşı şahsen el pençe divan, ruz-ı mahşer anında kül duman...

Sen; gitgide daha fazla özlenirsin...

 

Şimdi; ‘’görme kaybında özlemin’’ ile uzan araya çektiğin uzun tüllere, ters yüz edip sakladığın yüzünü gör yüzümde ve acıt tekrar körlüğümü, açığa vurmadan önce yaralama gördüğünü...

Sözün sadedi o benim; aşk esaretinin eseri, gece ile suretlenen ‘’yokluğunun yan tesiriyim’’...

Öyle özledim...

Öyle bir özledim ki...

Orada bırak... Burada yat... Şurada kuşat beni, emrindeyim...

 

Seda Özay ÇINAR-05 Haziran 2010

 

Bu yazının şarkısı "Bu Sevginin Eseri"...

 

 

Dim lights Embed Embed this video on your site

 

 

BU SEVGİNİN ESERİ

 

Yarim bir duysan sesimi
Kor duman dillerimi
Yarim bir görsen halimi
Akar yağmur gözlerimi

Birgün daha yalnızlıkla
Sensiz bitiyor
Yine yağmurlarla ayrılıkla
Ömür geçiyor

Yarim duyarsan beni
Bu kalbimin sesini
Yarim gördüysen beni
Bu sevginin eseri

Birgün daha yalnızlıkla
Sensiz bitiyor
Yine yağmurlarla ayrılıkla
Ömür geçiyor

Ufukta bir akşam geceye soyunuyor
Kül rengi bir sabah yüzüme vuruyor

Son Güncelleme ( Pazartesi, 14 Haziran 2010 01:14 )
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile