| "KAVUŞMAK; ATEŞTEN BİR GÜNAH..." - BU ŞARKILAR DA OLMASA - 34 | ||||
|
|
Çatlak kiremitli bir çatı, kırık tuğlalı duvarlarımız da olsa gidilir gibi değildi. Gidemedim... Sen hem ellerimden tutuyordun, parmaklarını bastıra bastıra... Hem de ayağımı kaydırıyordun... Tuz buz, sus pus bir sevişte kaynayan sevişmeler ile ‘’bana ait‘’ oluyordun ...’’ Lakin ne zaman dalsam uzaklara en yakınımda bitiyordun da ‘’sana ait’’ oluyordum... Benim çığlıklara düşkünlüğüm, senin ise sessizliğe tavlığın ile en yağışlı, en sisli, en kasvetli havalarda en çok sen susuyordun...
Bastırdım göğsüme, savurdum eteklerimi... Her varışın bir tutku, her yakarışın bir korku oldu. Hatırın kaldı,itaat etmeyen,emanetsiz,şuur kaybı bileyen,el yakan,göz kaçıran,ateşten demir dokunuşlar ile ....olur olmaz yıllanmışsın içimde...gelen de sen olmuşsun,giden de...bilmiyordum... Gidilir gibi değildi... Gider gitmez giderilir gibi değildi hasretin... Gidemedim... Sen gittin, giderken de eften, püften, küften bir hayat bıraktın bana. Son vermek için can verdiğim, ömrümden çaldıkça ömür bağışladığım, en gafil avlandığım bu haz, bu yas beni öldürecek gibi iken bile külünden dayanma gücü ihya ettin bana... ben de dayandım...! O çekimser, o aymaz, o caymaz, o işveli, o sözleri kılıç vücudunun içinde inleyince fırtınalarım, kalın dudaklı gecelere yaslandım... Bilir misin sevgilim ayrılmak bir vazgeçiştir; kavuşmak ise teslimiyettir, adalettir... Kavuşmak, ikimizin de gelmeyeceğini bildiğim bir buluşmadır… Yani biraz dalgın, biraz kırgın, biraz da sancılıyken... Yani baştan savılmış, sissiz akşamlarda açığa çıkmış, yetmezmiş gibi sensiz kalmışken... Beni terk et... Seda Özay ÇINAR-22.Mayıs.2010 Dim lights Embed Embed this video on your site
BURALAR SOĞUK |
| Son Güncelleme ( Pazar, 30 Mayıs 2010 21:37 ) |


