Hesabınız yok mu?
Uye Girisi
(FERHAT GÖÇER - HANDE YENER - HEPSİ) AHKAM "İÇİMDE KALMASIN" DER! - 3
Yazar Ahmet Kamil Taşkın    Pazar, 30 Mayıs 2010 21:42    PDF Yazdır E-posta

AHMET KAMİL TAŞKINTürk pop müziği piyasası bugünlerde oldukça hareketli. Her sene, Nisan ayı itibariyle bu duruma alışığız aslında. Bahar aylarında albümler çıkmaya başlar ve yaz başına kadar bu bombardıman devam eder. Amaç yaz boyu her yerde şarkının çalınmasıdır ve yazı yakalamak önemli bir şeydir. Birileri uzun süre sonra albüm yapar birileri de yazı bir şarkıyla kurtarmaya bakar. Bu sene de öyle oldu ama biraz fazla oldu sanki. Herkes mi bir şeyler yapar? Vallahi de yaptılar. Uzun süredir yazı yazmayınca da albümler birikti boyumu aştı. E hiç birinin hatırı kalmasın, benim de içimde kalmasın diyerek başlıyoruz üç beş cümle de olsa yazmaya.. Buyurunuz…

 

 

* * *

FERHAT GÖÇERFerhat Göçer – Biz Aşkımıza Bakalım:

Kendini özlememize fırsat vermeyen Ferhat Göçer 4. albümüyle karşımızda. Bir tavır tutturdu ve bunda da başarılı oldu kabul ediyoruz. Ancak aynı formülü 4. kez yapmak pek işe yaramamış gibi geldi. Yine yumuşak şarkılar seçilmiş, bolca çift ses kullanılmış bir Ferhat gayet sakin durmuş diğeri de damarlarını parçalarcasına bağırmış. Çıkışın “Kızım” diye oldukça sınırlı bir kitleye hitabeden ya da edildiği sanılan şarkıyla yapılmasıyla 1-0 yenik başladı hikaye. Klip deseniz “Bizim Şarkımız”la neredeyse aynı. E o zaman neden şans verelim? Ki kimse vermedi bu şansı, hızla radyolarda öne çıkan “Üzüm”ü kliplendirerek kurtarma operasyonuna girildi. Cihan Okan’ın “Karım”ı, Ferhat Göçer’in “Kızım”ı derken biri de “Kocam” diye ağlak bir şarkı yapsın ve bu aile içi durum bitsin istedim. Albümdeki şarkılar ortalamanın üstüne çıkmayı bırakın altında kalmışlar. E zaten kendisini özletmeyen bir ses var bi de güçsüz şarkılar olunca dinlemek için çok sebep de kalmıyor. Hele albüm kapağının aynılığı da ayrı bir yazı konusu olabilir. Daha önce Nazan Öncel’in söylediği “Bırak Konuşsunlar”sa Göçer’e çok yakışmış ve şarkıya yeni bir hava gelmiş. “Zifiri” şarkısının giriş melodisinin “Ağlama Anne”nin benzeri(!) olması da ayrı bir güzellik olmuş. Göçer’in şimdiye kadar oluşturduğu isminden dolayı şarkıları yine kulağımıza çalınacak ama eski havanın yakalanması çok zor.

 

* * *

handen2Hande Yener – Hande’ye Neler Oluyor?

E albümün adı bir soru cümlesi olunca cevap verme gereği hissettim. “Geçmiş oluyor, yazık oluyor…” Yenilikçiyim dedin kabul ettik. Daha sert şarkılar yapacağım dedin kabul ettik. O kadar laf ettiğin “asla yapmam” değdin halde çark ettin ona da bir şey demedik. Sonuç bu albüm müdür? Sert elektronik hallerine kızarken onları arar oldum. En azından istikrarlı olurdu. “Apayrı” gibi bir zirve albüm ve yine iyi sayılabilecek “Nasıl Delirdim” gibi başka bir albümün ışığında gitmek dururken kendini Sinan Akçıl’a teslim etmek niye ki? Akçıl’ın denildiği gibi son dönemdeki altın çocuk olduğuna inanmıyorum. İstenenleri iyi verdiğine inanıyorum. Yani “bana şöyle şarkı yap” diyorsunuz yapıyor. “Kırmızı” gibi şarkı yap demişler “Bodrum”u yapmışlar. Dibine kadar ticari olan bu şarkıya dayanmak ne kadar da zor. O İngilizce vokallere girmiyorum bile. “Yasak Aşk”ta da konuşarak Mete Özgencil mi olmuş, ben çözemedim. “Kal Kal”da ise “Yan yan yan yanmam” lazım diye devam ediyorum niyeyse. Sözlerdeki bağımsızlıklar da başka bir olay. Serdar Ortaç’a laf ederken bir de Sinan Akçıl’la uğraşacağız sanırım. “Sopa sopa vurmak”, “Şimdi sen gidersen çok suçlu bir yürek Ayıptan kurtulur o zaman”, “Ben dönüyorum kendi bedenime Sen vasat birine”, “Yalanların aktığı bir yerde susamak isterdim” gibi benim anlayamadığım bir dolu cümle var. Muhtemelen ben sığda kalıp şarkıların alt metinlerini okuyamıyorum. Önceden yavaş şarkıları bir başka güzel olan, duygulu söyleyen Hande’dense eser yok. Yavaş bir dolu şarkı var ama ne duygu ne yorum kalmamış, “çöp” olmuş. Bir dönemini çok beğendiğim bir ismin bu durumda olmadı bir dinleyici olarak üzdü beni. Hele ki Seda Sayan’da giydiği muhteşem kostümle yere kendini atması, Sayan’ın daha pop star gibi durması ve beraber göbek atmalarıyla “tamam” dedim olmak istediği yeri seçti sanırım. Özetle benim için şu anda müzikal anlamda bir şey ifade etmeyen ama hala “Apayrı” albümünü baş tacı ettiğim bir isim Hande Yener. Belki albümdeki “Ben Kimim” sorusunu kendine bir daha sorar ya da bu yazıklarım karşısında bana bundan sonra “Böyle Olacak” der kim bilir?

 

* * *

HEPSİHepsi – Geri Dönüşüm

2000li yıllarda Türk Popunun en başarılı projelerinden birisi şüphesiz “Hepsi”. Onları zirveye taşıyan iki albüm, bir müzikal tarafı güçlü ticari kısmı zayıf cover albüm, 4 kişiden 3 kişiye düşüşleri derken Hepsi’nin “Geri Dönüşüm” adını taşıyan albümü yayınlandı. Albüm öncesi yayınladıkları “Sır” şarkısıyla bende oluşan korku albümle yok oldu. Zira vokal anlamında kendini geliştirmiş, en azından bu uğurda çalışmış üç isim vardı karşımda. Genç kızlıktan kadınlığa atılan izleri albüme yansımış. Devir “proje” devri. Sadece iyi sesinizin olması, iyi şarkı yakalamanız, iyi klip çekmeniz yeterli değil. Bunların hepsini barındıran bir pazarlama stratejisi yaratmak lazım. “Hepsi” bunu başarmış. Bir kere albüme de adını veren “Geri Dönüşüm” projesine kostümleri, söyledikleriyle dikkat çekip ve çocuk denecek hayranlarına bir mesaj verdiler. Albümü 96 sayfalık özel bir dergiyle satışa sundular. Kimsenin kimseye yatırım yapmadığı, para harcamadığı bir dönemde bunu başardılar. Hem rafta dikkat çekti, hem de korsana karşı yeni bir yol buldular. Şarkı sözlerinde de bir olgunlaşma var. “Uğraşma, Nükleer, İkilem” gibi şarkılar üzerine oynanırsa dikkat çekebilir. Diğer şarkılarsa pek dikkat çekici değil. “Fame” coveri “Unutma”yı ise sevemedim ve gereksiz buldum. Sonuçta ne ilk albümdeki kadar çocuklar ne de “Şaka”daki kadar deneysel. “Hepsi” hala iyi bir proje grubudur kim ne derse desin…

 

Devam edecek…

 

Ahmet Kamil TAŞKIN

Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız

Son Güncelleme ( Salı, 08 Haziran 2010 14:27 )
 

Yorumlar  

 
+1 #1 2010-06-01 18:06
"Hande Yener"...Piyasada tutunmaya çalıştığı ilk yılları saymazsak her albümde yeniliği kendine düstur edinmiş bir şarkıcı için"istikrar" kelimesinin anlamı biraz daha farklı algılanmalı sanırım.Beğenmek ya da beğenmemek ayrı bir şey,fakat "istikrarsız" demek bence ona yapılmış bir haksızlık.Bir değişim söz konusu ve bu da Hande'nin istikrarının bir göstergesi(benc e).Sinan Akçıl konusundaki önyargılara ben de sahiptim,fakat ister sipariş olsun ister başka bir şey,bu albümde melodik anlamda kendini aştığını düşünüyorum.Gelelim sözlere:Sıklıkl a katılmakla beraber adı "yasak aşk" olan bir şarkıda"ben dönüyorum kendi bedenime,sen vasat birine" gibi gayet net bir cümlede alt metin arama endişesi de nerden çıkmış anlamadım:)Eleş tirinin şekli ise çok tuhaf açıkçası.Kendine top bir albüm seçip ve ondan sonraki her şeyi o albüm üzerinden değerlendirmek biraz kolaya kaçmak(gibi).Müzik de hayat gibi.İnişler çıkışlar da olsa nerde neyi hissedebildiğin le alakalı;ve bu albüm çok hissedilebilir olmuş
Alıntı
 
 
0 #2 2010-08-25 02:39
@Hande'nin sesinin eski duygusunun, eski buğusunun yok olduğu su götürmez bir gerçek. Geri gelir mi bilemiyorum ama keşke böyle bir şey mümkün olsa. Evet yapılmayanı yaptı, evet zor bir yola baş koydu, evet tahtını kendi elleriyle bir başkasına devretti ama ne ettiyse sesine etti, kendine etti ve... yazık etti. Eskiden çalıştığı söz - beste yazarlarına dönmek çok mu zor bi' şey? Ne bu inat. Sinan Akçıl'ın yaptığı işler koskoca birer balon, patlaması uzun sürmüyor. Mete Özgencil şarkılarının ağırlıkta olduğu "Apayrı" albümü yıllar sonra bile hala baş tacı edilirken, Sinan Akçıl "şaheser"i "Hande'ye Neler Oluyor?" birkaç aydan fazla ömürlü olmayacak. Umarım hatasını çabuk anlar da yanlış yolda daha fazla yürüyerek kendini heba etmez.
Alıntı
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile