|
Başta şarkı söylemiyordu ama şarkı söyleyenler kadar ünlüydü. Çektiği fotoğraflar, klipler, yaptığı imaj çalışmaları... Hepsi konuşuldu, kimileri sevdi O'nu kimileriyse başarısını kıskandı. Sonra şarkıcılık tarafıyla tanıştık. "1 Yerde" şarkısından sonra ilk albümü "Ters Köşe"yi yayımladı. Tüm gözler üstündeydi ve O bunun farkındaydı. Dersine çalıştı ve yeni şarkılarını dinleyiciye sundu. Kemal Doğulu'yla yeni albümü bahanesiyle müziğini konuştuk...
Elektronik şarkılar söyleyerek başladın müzik hayatına. Sonra ne oldu da böyle daha akustik bir pop albüm çıkardın?
Şu detayı atlıyorsunuz, ben bir Terazi burcuyum. Bir gün siyah bir gün beyazım. Bir gün bayılarak giydiğim kıyafetten ertesi gün nefret edebilirimJ Elektronik müziği yine çok seviyorum. O dönem çok yeni çıkan insan vardı ve ben de daha farklı bir iş yapmak istedim, o da elektronik müzikti. Artık herkes kendince elektronik müzik yapmaya başladığını söyledi. O kadar basite indirgenip kolaymış gibi gösterildi ki biraz uzak durdum. Sesin efektlendi diye sesin yok demeye başladılar. Sesin olmalı ki düzeltilebilsin. Dar görüşlü baktılar. Ben de b undan kurtulup biraz daha sesimi ortaya çıkarmak istedim. Eleştirenlerin anlamayacağı elektronik öğeler yine var. Müziğin içinde olan insanlar bilir. Auto tune, eğer sen sesinle bişey yapamazsan etkili olmayabilir. Bu önyargıları yıkmak için bunu yaptım özetle.
Bir grup insan sana karşı ön yargılı. Bunun sebebi sadece elektronik müzik yapman değildir. Neden böyle oldu?
Biraz daha popüler olmamdır onun nedeni. İnsanlar beni tanımadan sevmezler. Beni tanıdıktan sonra da “ne kadar tatlı” olduğumu söylerler. Ben bir de televizyonlarda falan çok görünmüyordum, yani kendimi anlatmadım. Şimdi kendimi anlattıkça daha çok seviyorlar. Düşündükleri gibi biri olmadığımı görüyorlar. Empati yapabiliyorum. Birçok insan makyaj ustası olmak istiyor, yönetmen olmak istiyor, fotoğrafçı olmak istiyor, kuaför olmak istiyor; birçoğu da şarkıcı olmak istiyor. Büyük isimlerle çalışınca da ister istemez ismin biraz daha öne çıktı ve popüler oldum. Şarkıcı olmadan albüm kapağı olan bi insanım J (Nil Karaibrahimgil – Tek Taşımı Kendim Aldım) Yani önyargıdan çok kıskançlıkla ilgili bir şeydi. Her yerde ben olayım diye yapmadım bunları. Şarkıcılık hariç hepsi birbiriyle bağlantılıydı ve böyle gelişti.
* * * * *
Çıkış şarkına gelirsek.. “Makaslı Film”i Sıla’dan “ben insanlara ters köşe yapacağım bana öyle bi şarkı ver” mi dedin? Yoksa “Kemal al bu senindir” mi dedi?
Olay şöyle gelişti. Sıla’yla zaman içinde çok yakın arkadaş olduk. Sıla ile aynı sene çıktık. Oradan da güzel bir bağ var. Klip çektim fotoğraf çektim O’na. Sonra ben hayallerimi ve fikirlerimi paylaştım Sıla’yla. “Sen şarkı söyleyebiliyorsun neden seni şarkı söyleyemiyor sanıyorlar?” dedi. “Bilmem öyle mi sanıyorlar?” dedimJ “Sesinin rengini ortaya çıkaracak akustik bişeyler söyle” deyince bende “albüme başlıyorum, madem öyle hadi beraber bişeyler yapalım” dedim. Bana “Elde Bir” diye bir şarkı dinletti. Ben b ayıldım, istersem benim olacağımı söylediler Efe Bahadır’la. Aynı gün stüdyoda denedik şarkıyı, baktık oldu. Sağolsunlar hediye ettiler ve albümün ilk şarkısı oldu.
O zaman da çıkış şarkısının bu olacağı belli miydi?
“Üzgünüm, Para Veriyor, Sır” gibi şarkılar da vardı ama kendimi anlatmak istiyorsam buradan başlayayım dedim. Bir de sonbahar gelmişti, daha hüzünlü bir şarkı olsun istedim. Sözleri de herkesi yakalayabilecek gibiydi. Albümdeki diğer isimler de “Makaslı Flm”le çıkmamı önerdi.
Şu anda “iyi ki bu şarkıyla çıkmışım” diyor musun?
Diyorum. Ön yargıları biraz yıktıysam bu şarkının etkisi vardır. Dönüşleri aldık ve negatif eleştiri çok azdı. 300 taneden 3 tanesi kötüydü bu da normal bir durum. Bir de güzel şarkılar bir anda sevdiğimiz şarkılar değildir. Zamanla oturur ve kalıcı olur.
Albümünün açılış şarkısı “Para Veriyor”. Introsu da gayet arabesk. O da mı “Ters Köşe”nin bir parçasıydı?
Aynen öyle. Şarkılar bitti. Albümün kartonet fotoğraflarına kadar her şey hazırdı. Sıra şarkı sıralamasına geldi. Ben de albümün adına uygun olarak, müzik setine albüm konduğunda arabik kemanlar başlasın istedim. “Elektronik müzikten sonra bunu yapmış olamaz desinler” istedim. Şarkı dans şarkısı zaten.
Peki Sinan Akçıl’a gelelim. Son dönemde herkes kapısını çalıyor ve ister istemez fabrikasyon bir üretim olabiliyor zaman zaman. Sen nasıl buluyorsun O’nun müziğini?
Ben çok kozmopolit buluyorum. Arabeskin damarını da yapıyor elektronik dans şarkısı da yapıyor. O öngörülü bir adam, soliste göre şarkı yapabiliyor. Ben Soner Sarıkabadayı’yı çok severim ama baktığın zaman tüm şarkıları benzer birbirine. Başlangıcını bilirsin ardından gelecek kısmı bilirsin. Sinan da bu yok mesela. Tarzı bana uygun değil diyerek gitmemezlik yapmazsın. Ebru Gündeş’e göre de yapar bana göre de. Hazır giyim çok kolaydır ama o kişiye özel çalışır. Üstüne göre diker elbiseyi.
* * * * *
Albümde iki adet “cover” var ama biraz daha yakın zaman şarkıları. Ne zamandır aklında bu şarkılar?
Ben “Üzgünüm”ü ve “Yanındaki Var Ya”yı çok seviyordum ve katıldığım programlarda gitar eşliğinde söylüyordum. Çok olumlu tepkiler alıyordum. Bu şarkılar öne çıktı ve internette paylaşıldı. Murat Güneş de bunu görmüş ve beğenmiş, şarkıyı söyledim. Alper Narman da yakın arkadaşım orada da sorun olmadı. Çok şarkı arasından seçtim, her albümde cover olacak. Ajda ve Sezen şarkıları çok tüketildi, yeni bir şey lazımdı. Bir de o şarkıların orjinalleri o kadar güzel ki söylemek risktir. Benim söylediklerim önceden güzel yorumlanmadı demiyorum yanlış da anlaşılmasın. Ben biraz daha gizli şarkıları seçtim. Ben kendime yakıştırdım ve keyifle söyledim.
Özellikle kadın seslerden dinlenen şarkıları mı seçtin?
Evet buna dikkat ettim. Ama erkeklerden duyduğumuz şarkılar da olacak ilerde.
“Yanındaki Var Ya”nın düzenlemesi aynı kalmış. Neden bunu tercih ettin?
Zamanında Volga Tamöz yapmıştı o düzenlemeyi. Biz aslında birkaç farklı şey denedik. Ama o ruhu yakalayamadık. Çok modern bir aranjedir. Bazı sesleri değiştirerek günümüze uydurduk. Daha iyisini yapamadık yani. “Üzgünüm”ün ilk söylendiği haldeki aranjesini çok sevmiyordum ben. Onu yeniden yaptık mesela.
* * * * *
Peki albümden baya öne yayınlanan “Uzayda Aşk Var” şarkın nereye kayboldu?
Kimvurduya gitti aslında. Erol Temizel’le bir anlaşmazlık oldu aramızda. Gerçi tüm hakları alınmıştı ama kullanmak istemedim.
Adın sürekli Hande Yener’le aynı cümlede geçiyor. Bu durum seni zaman zaman rahatsız ediyor mu?
Önceden başka türlü rahatsız ediyordu. Biz Hande’yle “Aşk Kadın Ruhundan Anlamıyor” döneminden beri arkadaşız. Hande, kardeşimle aşk yaşadığı dönem benimle ilgili “Hande Yener’in sevgilisinin abisi” şeklinde yazılıyordu. Ki benim işim gücüm ve bir adım vardı o dönemde. Bizim basınımız böyle şeyleri sever biraz. Sonra buna kafayı takmamayı öğrendim. Adımız yine anılacak çünkü saçıyla, fotoğrafıyla vs ben uğraşıyorum. Bunca zaman bi sorun olmadığına göre demek ki anlaşıyoruz.
Albüm fotoğraflarına dönelim. Pek çok insanın fotoğrafını çeken biri olarak kendini teslim edeceğin kişiyi nasıl seçtin?
Teslim edeceğim kişi Nihat Odabaşı olunca tereddüt etmedim açıkçası. Ben Nihat’a “çok içime sinen bir albüm oldu, bu yüzden fotoğraflar da içime sinsin istiyorum” dedim. Ben nasıl görünmek istediğimi ve derdimi anlattım. O da beni nasıl görüntülemek istediğini anlattı. Çekip de kullanmadığımız çok karemiz var. Daha sert fotoğraflar da var. Elektronik müzik yapıyor olsam paylaşırdım ama şimdilik elimde tutuyorum.
Bir sürü işi bir arada yürüten bir adam olarak bir gün biri kalacak elinde deseler, gönlün ne tarafa kayar?
Şarkıcılık.Sahn edeyken kendimi çok farklı hissediyorum. İnsanlarla iletişim halinde olmak çok güzel. Böyle bir seçim yapmak istemem ama ille seçersem bu olurdu.
Sahneyle ilgili en büyük düşün ne?
En büyük düşüm her zaman çok büyük kitlelere konser vermek. Çıkıp ta aman şunla düet yapayım, aman şöyle yapayım durumuna zaten senin yaptığın iş getirir.Sadece İngilizce şarkı söylemek istemekle o iş olmuyor mesela, gördük. Eğer yapılan iş güzelse ve insanlar bunu yakalarsa gerisi geliyor. Ben yurt içinde ve dışında bolca konser vermek istiyorum. Ben “rakipsizim” gibi iddialı laflar etmem, yerimi biliyorum, hadsizlik etmem. Saç, klip vs için şimdi insanlar benim kapımı çalıyor ama sanma ki ilk başta böyle başladım. Kendimi ispat etmek için çok çalıştım. Şarkıcılıkta da 3. Yılımdayım daha yolun başı yani. Çalışıyorum bunun için. Tek işim şarkıcılık olmadığı için albüme zaman bulamamıştım. Daha yeni kanalize oluyorum buraya.
“Rakipsizim” demiyorsun ama aynı kulvarda yürüdüğün, beğendiğin isimler kim sence?
Müziğini beğendiğim çok insan var. Murat Boz, Murat Dalkılıç, Sıla’yı sayarım en başta. Hande’yi saymıyorum o bizden neredeyse 10 yıl önde. Kenan Doğulu ve Tarkan için de bu durum geçerli.
.
.
Ahmet Kamil TAŞKIN
.
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
|
Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.