|
90’lı yıllarda daha yaygın kullanılmaya başlayan “nostalji” kelimesi bugün, hayatımızın her yerini kapladı neredeyse. Hele de söz konusu olan alan müzikse.. 90’larda “Muazzez Ersoy”un albüm serisine ad olan bu kelime bugünlerde pek çok albümün de konsepti oldu. “Nostaljik albüm” denen bir albüm çeşidi var. Nedir bunun içeriği? Eskiden söylenmiş şarkıları yenileyerek ya da hiç bozmadan bugüne taşıma hali. E arada bir ve layığı ile yapılınca iyiydi de herkesin bu tip albümleri “kurtarma yazılısı” görmesi biraz fazla oldu. Genci yaşlısı “nostalji” peşinde.. Ben de kendimce baktım kimler neler yapmış? Buyurunuz…
* * *
Göksel – Hayat Rüya Gibi
Göksel kendi müzikal tavrından “Mektubumu Buldun Mu?” albümüyle biraz uzaklaşmış ve nostaljik bir ara albüm yapmıştı. Bu tadında bir işti ve ses de getirdi. Ama hemen ardından bu serinin ikinci albümü çıkınca olmadı. Ki olmadığını etraftaki yankısından da anlıyoruz. Zira Göksel’in kendi tavrı ve şarkıları yeterince ilgi görüyordu zaten. Tamam, “Ayda Yürüdüm” biraz alternatif kalmış ve çok ilgi görmemiş bir albüm olabilir ama asla başarısız sayılmazdı. Bir nostaljik albüm Göksel’i parlattı ve yeterdi. Şimdi yeni şarkılardan oluşan albüm yapma zamanıydı. Ama ne oldu? Müzik şirketi baktı ki ilgi gördü bu tavır, müzik paraya döndü ve suyu çıktı hemen. Neyse öyle veya böyle albüm çıktı. “”Hayat Rüya Gibi” albümünde 14 şarkı var ve ne yazık ki çoğu yeniden söylenmesi gerekli olmayan şarkılar. Nostalji, geçmişe duyulan özlemse bizim bu şarkıları özlemiş olmamız lazımdı. Oysa ben “Tek Başına”yı, “Palavra”yı, “Ah Nerede”yi, “Hasretinle Yandı Gönlüm”ü, “Ölsem De Bir”i ya da “Seninleyim”i özlemedim. Çünkü yakın zamanlarda zaten bunlar söylendi ya da orijinal kayıtları her yerde çalmaya devam ediyor. Oysa albüme isim de olan Orhan Gencebay şarkısı “Kabahat Seni Sevende” tavrında şarkılar olsa tadından yenmezmiş ve bizim de diyecek lafımız olmazmış. Diğer iyi seçimler ise “Deli Etme Beni Aşk”, Kıskanıyorum” ve “İçime Sinmiyor” olmuş, gerisi olsa da olur olmasa da. Müzik geçmişinde bir sürü şarkı olan ülkenin yeniden ortaya çıkarılan şarkıları bunlar mıdır? Ayrıca ilk albüm için yazdığımız hata burada da sürüyor. Albümdeki şarkıların düzenlemeleri ilk halleriyle birebirken neden aranjör hanesinde hala yeni isimler yazıyor. Onlar en fazla eskiyi adapte etmişler bugüne. Hadi birincisi gözden kaçtı ikinci de mi öyle oldu? Bu albüm sürekli müzik dinleyen kitleyi değil ama 5 yılda bir albüm alan ve sadece radyodan müzik dinleyen kitleyi memnun edecektir.
* * *
İzel – Jazznağme
“Ne güzel komşumuzdun sen Fahriye Abla”yı “Ne güzel popçumuzdun sen İzel” diye değiştirerek başlayalım. 90’larda hem grup olarak hem de solo işleriyle şimdiki yerini hazırlayan İzel’in 2000’li yıllardaki performansı pek iç açıcı değil bunu görüyoruz. “Şak”la başlayan yuvarlanma “Bir Dilek Tut Benim İçin” ve” Işıklı Yol” albümleriyle de sürmüştü. İzel’in güzel bir sesi ve eskiden gelen bir kredisi olduğundan biz yine de sevdik O’nun şarkılarını.. O kadar aradan sonra iyi şarkılardan oluşan bir pop albümü yapması gerekirken o da ortama uydu ve bir nostaljik albüm yaptı. Bu kez alaturka söylemeye karar verdi “e hadi caza da bağlayalım” deyip öyle düzenlemeler yaptı ve ortaya “Jazznağme” çıktı. Ortada kötü bir iş olmadığını söylemeliyim öncelikle. Ancak yine şarkı seçimleriyle ilgili sorunlar var. Zaten yakın zamanda söylenmiş şarkılara ne gerek vardı? Nedir buradaki iddia “ben daha iyi söylerim” mi? Eski tamam da bir de unuttuğumuz belki söylenmiş ama haberimiz olmayan şarkıları söyleseniz de yeni hit şarkılar çıkarsanız? Neyse.. Bu albümün de en iyilerinden birisi Orhan Gencebay şarkısı “Akşam Güneşi” olmuş. Gencebay’ın ne kadar zamansız şarkılar yaptığının da ispatıdır bu. Her devrin şarkıları, O’nun yaptıkları. Ayrıca “Kal Bu Gece, Gurbet, Şiire Gazele” albümün sürpriz seçimleri olmuş gayet de yakışmış. “Bir Bahar Akşamı, Veda Busesi, At Kadehi Elinden”, yakın zamanda Cem Yılmaz’ın söylediği “Ah Bu Gönül Şarkıları”, yine Zerrin Özer’in söylediği “Haydar Haydar” ise “ e yine mi bunlar” dediğim şarkılar. Ayrıca askerleri yakalamak adına konuş “Yine Yakmış Yar Mektubun Ucunu” ise gayet ticari olmuş ki ilk klibin buna çekilmesi de buna işaret zaten. Hele ki ismindeki “jazz” iddiası nerde bu albümün onu anlamadım. Bazı şarkıların sonunda “caz akortları” basmak mı albümü caz yaptı? Özetle İzel’den şarkı dinlemek güzel ama o bir pop şarkıcısı ve dediğim gibi öncelikle iyi şarkılardan oluşan bir pop albüme ihtiyacı var sanat müziğine değil. Bu albüm de istediği gibi olmazsa bir sonraki adım “best of İzel “mi olacak?
* * *
Gönül Yazar – Forever
En enteresan “nostalji“ hadisesi bence bu albümdür. 1993 yılından bu yana albüm yapmayan ve o günden bugüne sadece magazin malzemesi olarak dolaşan Gönül Yazar yıllar sonra bir albüm yaptı. Adı da “forever” oldu. Hakan Eren, Gönül Yazar’a Ayten Alpman’a yaptığı gibi bir albüm yapmaya niyetlenmiş ve aynı yol izlenmiş. Bilinen şarkıları bambaşka bir yorum ve caz altyapısıyla sunmak. Ki bu fikir “Bir Başkadır Ayten Alpman” albümünde işe yaramıştı çok da güzel iş çıkmıştı ortaya. Ancak söz Gönül Yazar’a gelince iş değişiyor. Çünkü bu şarkıların söylenebilmesi için önce “ses” gerekiyor. Yazar, zamanında fırtınalar koparmış olabilir ama her şey zamanındaymış işte. Sözde “saygı” albümü sanki O’nu gülünç duruma düşürmek için yapılmış gibi. Yani eski albümleri yeniden basılsa çok daha iyi bir saygı duruşu olabilirmiş. Ki albümü başkası seslendirse hakikaten güzel bir iş olurmuş. “Gül Ki, Asrın Hatası, Mazim Değil, Ağlayayım Mı” ve “Firar” gerçekten enteresan ve güzel seçimler olmuş. Tabi doğru yorumu bulursa. Yani öyle erkek güzelleriyle fotoğraf çektirilerek magazin gündemi yaratılır, müzik kısmında bişey olmaz, yazık olur.
* * *
Yeliz – Allah Kalbine Göre Versin
Pop müziğin güçlü yorumcularından Yeliz de mini nostalji albümü yaptı. 80’lerde kendini arabeske yaslayan Yeliz neyse ki herkesin arabeske göz kırptığı bir zamanda pop söylemeye devam ediyor. Albümde 1 yeni 4 tane de eski şarkı var. “Allah Kalbine Göre Versin” Şehrazat’ın son zamanlardaki ortalama şarkılarından ve muhtemelen “Şehrazat Kuralları”ndan dolayı albüm ismi ve 1 numara olmuş. Albümün en iyi sürprizi yıllar önce İlhan İrem’in söylediği “Ben Değilim”. Şarkı zaten çok güzel, İlhan İrem’in Nilgül’e “Konuşamıyorum”u vermesinden sonra ikinci cover yapılan şarksının bu olması ayrı bir güzel. Şarkının yeniliyoruz diyerek saçma hale sokulmaması da başka güzel. Yeliz’in yorumuna da sözümüz yok. Bir önceki albümde “Haykırdım Sessizce” de benim sesim var diyerek bunu her cümlede 5 nağme yaparak göstermeye çalışan Yeliz bu kez sakin söylemiş şarkılarını ve iyi de yapmış. “Bir Sevgili Bulamadım” arabeske göz kırpsa da poparabesk olarak girmiş albüme. Bu arada şarkının girişi daha modern bir iş dinleyeceğinizi söylüyor ama sonra kanunlar kemalar girince aranjenin havası eskiye dönüyor. Yeliz’in kendi şarkısı “Oldu Olacak”ı yeniden söylemesi de güzel olmuş, şarkı yeniden hatırlanmış ve birileri bu şarkıyla yeni tanışmış olmuş. “Son Perde”ye gelince Yeliz gayet iyi söylemiş ama bu kadar Nilüfer olan bir şarkıyı ben olsam söylemezdim. Başka bir Adnan Ergil şarkısı daha “yeni” bir hava verirdi belki de. Ayrıca şarkıyı geçen sene Recep Aktuğ da yeniden söyledi zaten. Ancak ne olursa olsun derli toplu bir albüm var karşımızda. Yormayan, aksine büyüleyen Yeliz yorumu da cabası. Bayinizden ısrarla isteyiniz!
Devam Edecek…..
Ahmet Kamil TAŞKIN
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
Ahkam "İçimde Kalmasın" der! - 4. Bölüm
|
Yorumlar
RSS beslemesi, bu iletideki yorumlar için.