|
Müzik market raflarında yerini alan ve “yaza yetişen” albümleri kendimce anlatmaya daha doğrusu “içimde kalanları” paylaşmaya devam ediyorum. E malum pek çok albüm var sırada. Her hafta üç – beş albümü burada bulacaksınız. İşte bu haftanın şanslı isimleri….
* * *
Demet Akalın – Zirve
“Banane” albümüyle beraber Türkiye’de Demet Akalın müziğini oluşturmaya başlayan, “Kusursuz 19”la ve özellikle bu albümden “Afedersin”le bunu zirveye taşıyan, sonrasında da bu izden yoluna devam eden Demet Akalın, “Zirve”sini yayınladı. Albümlerine iddialı isimler koyarak kendi enerjisini yaratmaya inanıyor sanırım. “Demet Akalın müziği” demek risk almamak demek aslında bir yerde. Yani tutmuş bir şarkısının yolundan giderek ona benzer şarkılar yapmaya devam etmek, uzun süreli değil, anlık dikkati toplamak demek. En fazla bir sonraki yaza kadar idare edecek şarkı bulmak demek. Ve “Zirve” de bu anlamda bu durumlara hizmet ediyor. Yine sevgilisinden ayrılsa da başı dik kadın şarkıları, “umurumda değil” havaları derken “yeni” olmayan Demet Akalın’ı dinliyorsunuz. Ancak bu yeni olmama hali artık dikkat çekmeye ve şarkılar daha kısa süre dinlenmeye başladı. “Afedersin” hala iyi bir şarkıyken sonrasında gelen “Mucize” daha az ilgi görmüştü. Bu albümün çıkışı “Tecrübe” ise bir vardı bir yok oldu. Hatta çok kısa sürede kliplenen “Evli, Mutlu, Çocuklu” da hedefe yanaşamayacak gibi duruyor. Akalın istikrarla şarkılarını kliplendirmeye, sahneden iyi paralar kazanmaya devam edecek elbette. Tabi ki çalışan kazansın ancak şu anda önceki işlerin kaymağını yiyor yani sermayeden kullanıyor. Albümün iyi yanlarından biri şarkıların hızlı ve yavaş olarak ayrılması. Zira bir albümü hızlı moda dinlerken ardından yavaş şarkı gelmesi mutlu edici olmaz, ya da tam tersi. Dans şarkıları arasında tempo düşmüyor. Ama şu yavaş şarkılar olmasa daha da mutlu olacağım kendi adıma. Zira yavaş şarkılara gitmeyen bir sesi var ve o duyguyu veremiyor. Ancak “Boşuna”, Akalın için yeni tavırlı bir şarkı ve şarkıyı sevdim. Hazal’ın zamanında söylediği “Bozuyorum Yeminimi” şarkısı ise Ziynet Sali’nin şarkıya girişiyle “şarkı nasıl söylenir” gösteriyor. “Keşke Ziynet kendi albümünde solo söyleseymiş bu şarkıyı” diye düşündüm. Albümün bir diğer eski şarkısı ”Dayan Yüreğim” ise cover için doğru bir seçim ancak Demet’e ne kadar uymuş bilinmez, zira Tilbe zamanında hakkını vermi o şarkıyı rafa kaldırmıştı. Yine de şarkı çok iyi olduğundan dans hali de dinlenilebilir olmuş. Albümün dikkat çekici iyi şarkılarından biri de “Çanta”. Tan’ın şarkısı Demet Akalın’a da yakışmış. “Tecrübe, Zirve” ve “Pasta” ise benim için aynı şeyi söyleyen şarkılar. “Bu Benim Partim” ise gayet zorlama bir şarkı. “Dans Et” havası yakalanmaya, bir parti şarkısı yapılmaya çalışılmış ama olmamış. Kapak tasarımı ise daha önce dergi konsepti uygulanan Nil Karaibrahimgil’in “Nil Dünyası”nı hatırlattı. Ancak albüm fotoğraflarını başarılı buldum. Yani bildiğiniz Demet Akalın sizi bekliyor bu albümde de. Ne eksik ne fazla.. Bu şarkıların devri geçene kadar da zaten akıllı oynamaya devam ederse zorluk çekmeden yaşar gider..
* * *
Kutsi – Bambaşka
Kutsi’nin müzik dünyasında kendine has bir yeri oluştuğunu düşünüyorum. Biri gibi değildir, sesini birine benzetmek zordur, e bir de kendi şarkılarını da yapınca diğerlerinden ayrılıyor. Ancak kendini tekrarlayınca bu “ayrılık” kendi içindeki “aynılığa” dönüşüyor. Kariyerinin 5. albümü “Bambaşka”; adı ve fotoğraflarından başka “bambaşka” bir şey sunmuyor ne yazık ki. Yeni şarkılar koymak ve yeni fotoğraflar kurtaramıyor. Albümün isim ve açılış şarkısı “Bambaşka”, Kutsi için yeni bir tavır aslında ancak sanki Ferhat Göçer söylüyor gibi hissediyorsunuz şarkıyı. Sinan Akçıl bu şarkıyı Göçer için hazırlamış da son anda Kutsi’ye gitmiş gibi. Klip şarkısı “Zor Olsa Da” ise asla bir çıkış şarkısının gücüne sahip değil. İki şarkı arasında tercih yapsam seçimim “Bambaşka” olurdu. Albümdeki Soner Sarıkabadayı şarkıları “Boya” ve “Kısmetine Güven”se biraz zorlama şarkılar olmuş. Albümün genelinde melodik olarak aynı şarkıları dinliyorsunuz sanki.. Daha iyi besteler ve elbette sözlere ihtiyaç vardı. “Melek” şarkısındaki klişe, arabeske yakın sözlerle Kutsi kendini ne kadar yükseltir mesela? “Son Mektup”ta da kafiyeleri tutturmak için bazı sözlerin eklendiği bariz… Albümdeki duygusunu en sevdiğim şarkı ise “Tören” oldu. “Aşkın Gururu” tadında bu şarkı öne çıkabilir. “Kapımı Çal” da romantik Kutsi şarkılarını sevenler iyi bir armağan. Tabi “İstanbul İstanbul Olalı” esinlenmelerini yok saymak lazım dinlerken. Sözler ve müzikler aynı gibi olsa da Kutsi’nin kendine has duygulu yorumu şarkıları olduğundan daha iyi göstermiş. Körü körüne bir hayranı değilseniz sadece ortalama şarkılar dinleyeceksiniz bu albümde.. Başta da dediğim gibi albümün en güzel yanı Kutsi’nin Kemal Doğulu tarafından çekilmiş fotoğrafları. Zira bugüne kadar ki albümlerde fotoğraflar vasatın altındaydı hep. Ha bir de şu aklıma takıldı. Yeşim Salkım’ın son çalışmasının adı da “Bambaşka” idi ve çok olmadı çıkalı. Albüm adı konurken neden pişti olmak göze alınıyor ki? Ya bunlardan haberleri yok ya da asıl ben “bambaşkayım”, diğerlerinden bana ne, deniyor…
* * *
Gökhan Türkmen – Biraz Ayrılık
Son yılların şaşırtıcı çıkışıdır Gökhan Türkmen. Ortaya çıkışı zaten internette şarkıların patlamasıyla olmuştu. Ancak ilk albümü yaklaşık bir yıl sonra çalınmaya, listelere girmeye başladı. Sonra da kimse onu durduramadı. Gökhan’ın hikayesi biraz “sabır” ve “kendisi olma” hikayesi bence. “Büyük İnsan, Yan” ve “Dön” gibi hitlerin çıktığı ilk albümden sonra gelen 2. albüm “Biraz Ayrılık”, bir şeylerin tesadüf olmadığını gösterdi. Birileri gibi olmaya çalışmayan, sadece kendi şarkılarını -süslemeye gerek görmeden- paylaşan bir Gökhan var albümde. Çıkış şarkısı “Biraz Ayrılık” uzun ömürlü bir şarkı olduğunu kanıtladı bile.. Etrafımdaki farklı insanlardan da bu şarkı ile ilgili aynı güzel şeyleri duyuyorum zira. Dinledikçe tadı artıyor şarkının ve “piyasa” şarkı yapmaya çalışan pek çok “soliste” bir ders oluyor bu şarkı. Albümün 2. klip şarkısı “Rüya” aslında albümün en arabeski. Benim şarkım değilse de o da ilgi görecek belli ki. Albümün geneli bir kere “dinlenilebilir” özellikte. Benim “gece albümü” tabir ettiğim albümlerden birisi “Biraz Ayrılık”. Koyarsınız CD çalara ve değiştirme gereği duymadan sonuna gelirsiniz, hatta tekrar tekrar dinlersiniz. Gökhan’ın güzel bir sesi var, en azından söylediği cümlelerin duygusunu dinleyiciye geçirebiliyor. Bunu en çok da “Ağır Ağır”da hissettim, Üzerine oynanırsa albümün önemli şarkılarından olacak sanırım. Albümün cover şarkısı “Yas” güzel şarkı ama bu albümde işi ne? Zaten; Kubat ve Levent Yüksel’le kendini ispatlamıştı, bir erkek vokale daha gerek yoktu. İstemiş, söylemiş artık yapacak bir şey de yok. Diğer şarkılar bu şarkıyı fazlasıyla amorti ediyor. İçinde; kalabalıktan uzak, söylemek istediğini net anlatan, akustik ama eskide kalmamış bir tavrı olan şarkıların bulunduğu bir müzik kutusu var karşınızda. Kurun anahtarını ve dinleyin huzurla…
Devam edecek...
Ahmet Kamil TAŞKIN
Bu e-posta adresini spambotlara karşı korumak için JavaScript desteğini açmalısınız
Ahkam "İçimde Kalmasın" der! - 3. Bölüm
Ahkam "İçimde Kalmasın" der! - 2. Bölüm
Ahkam "İçimde Kalmasın" der! - 1. Bölüm
|